ANA SAYFA


 13325465_284704721874955_683276902805895141_n

 1. Öğrenci koçluğu nedir?


Koçluk kavramı eğitim alanında öğrencilerin başarıyı elde etmelerini sağlamak iyi bir lise iyi bir üniversite kazanmada aşılması gereken basamakları ortaya koyan, doğru çalışma, disiplinli çalışmaları sağlayan bir disiplindir ve çalışma etkinliğidir, özünde bireyin kendi farkındalığını sağlamasına destek olmayı barındırır. Öğrenci koçluğu ya da eğitim koçluğu da bu anlamı ile öğrenim yaşantısı içerisinde, özellikle 10 yaşından büyük bireye eğitsel alanda destek sağlamaya yönelik bir hizmettir.

:

    “Aileler sınavlara hazırlanan çocuklarının özel ders öğretmenleri yerine, onların hem eğitim hem de sosyal hayatlarıyla ilgilenecek; onlara sınav motivasyonu sağlayacak koçlarla çalışmasını tercih ediyor. Çünkü ders çalışırken konsantrasyon eksikliği yaşayan, ders çalıştığı halde başarısız olan, okulda ve evde uyumsuz tavırlar sergileyen çocuklar ne tür imkanlar verirseniz verin, arzulanan hedefe ulaşamaz. Oysa bu sorunlar eğitim koçları aracılığıyla kolaylıkla çözülebilir.

  • Öğrenci koçluğu çalışmaları içerisinde bulunanlar:

– Bireyi tanıma,

-Öğrencileri kitap derdinden kurtarıyorum. Pdf kitapları (E-Kitap) ücretsiz bir şekilde öğrenci koçluğu aylık seansımın içerisinde veriyorum. (Ek olarak kitap parasından kurtarıyorum öğrencilerimi.)

-Birebir öğrenci takipleri, öğrenciler birebir günlük olarak takip edilir,

-Derslere ilgisiz kişilerin derse katılımını sağlama,

-Okula ilgisiz kişilerin okulda aktif bir öğrenci olmasını sağlama,

-Dikkat dağınıklığı, hiperaktivite bozukluklarını tanımlama ve kontrol altına alma,

– Teog, Ygs, Lys, Aöf (Üniversite sınavlarına en iyi şekilde bilerek çalışmasını sağlama) sınavlarına disiplinli ve bilgili bir şekilde hazırlanma,

-Birebir yönlendirmeler sağlanır ve bireyler için en faydalı ve sağlıklı yol aranır. Üniversite sınavları, teog sınavları aöf sınavları hakkındaki en doğru yönlendirmeler,

– Öğrenme yöntemlerini ve bireysel özelliklerini ortaya çıkarma,
– Etkili, sistemli ve verimli çalışmayı sağlama,

-Düzenli ve programlı bir şekilde sınavlara ve derslerine adaptasyon sağlama,

-Sınav sonuçlarının düzenli takibi ve yol göstericiliği sağlama,

– Başarıyı engelleyen unsurları ortadan kaldırma,
– Özgüveni arttırma,

-Okula karşı ilgisiz kişilerin eğitimiyle ilgilenme,

-Okul ve ailesiyle arasında kopukluk yaşayan kişilerin eğitimi,
– Doğru ders çalışma tekniklerini öğretme,
– Okul,aile,arkadaş çevresindeki uyumu dengeleme,
– Eğitim kurumu, aile ve birey arasındaki uyumu sağlama… gibi konular yer almaktadır.

  • Öğrenci koçluğu aylık seans ücretimiz için bilgi alınız.

Aylık seanslarımız içerisinde her hafta aileye öğrenci durum hakkında bilgilendirme, öğrencinin planlarının ortak bir karar ile yapılması ve aile danışmanlığı artı olarak günlük öğrencinin ders çalışma planlarının takibi ve sosyal ortamının takibi yapılmaktadır.

      Seans ücretleri içinde bilgi alınız.

Detaylı Bilgi İçin İrtibata Geçiniz.

http://i1.wp.com/i.hizliresim.com/ZYDZGo.png?w=560
http://i0.wp.com/i.hizliresim.com/rd6RQ3.png?w=560

İletişim Bilgileri

Mail

onur.ayd@msn.com

Twitter
https://twitter.com/onurayd92

Facebook

https://www.facebook.com/ayd.onur

http://i0.wp.com/i.hizliresim.com/rd6RQ3.png?w=560

 

 

 

 

  1. Öğrenci koçunun öğretmenlerden, rehberlik öğretmeninden, ebeveynlerden farkı nedir? Onların yaptıkları da bir nevi koçluk mudur?

Aslında şüphesiz, öğrenciyi motive etmeye, başarısını fişeklemeye yönelik çalışmalar, özünde koçluk barındırır ama, bu süreç içerisinde öğrenciyi motive eden şeylerin ileriye dönük yarar ve zararları tartışılır.

Hatta şu anda eğitimci alt yapısı olmayan, eğitim kurumlarının ortamlarını solumayan ve çocukluk – ergenlik dönemi psikolojik özelliklerini bilmeyen, öğrencilik dönemi ile ilgili fikir geliştiremeyen sözde(!) koçların yararı en çok tartışılması gereken konudur. Bu anlamda asıl eğitim koçluk hizmeti için koçun ciddi bir alt yapısı ve bilgi birikimi olması gerekmektedir.

  1. Başarısız bir öğrenci, koçluk çalışmalarıyla başarılı bir öğrenci haline gelebilir mi?

Zaman zaman, özellikle veliler tarafından, koç ya da uzman herhangi bir öğretmenden öğrenciyi elinde sihirli değneği ile dönüştüren kişi olması bekleniyor. Bu elbette ki olası değildir. Aslında bu durumda öğrenci koçundan beklenmemesi gerekenleri belirtmek daha yararlı olacaktır. Öğrenci koçu öğrencinin yedi gün yirmi dört saatinin an ve an takipçisi olamaz ve olmamalıdır. Öğrenci ve veli adına karar vermemelidir. Öğrencinin kısa sürede mükemmel bir değişim, göz kamaştırıcı bir dönüşüm geçireceği fikrini ona sunmamalı ve bu yalana hem aileyi hem de öğrenciyi inandırmamalıdır.

Bununla birlikte, çalışma yaptığım pek çok öğrenci başarısız olduğu alan ve konuların farkına varmıştır, eksiklerini tamamlamıştır, kendini tanımış, güçlü ve zayıf noktalarını ortaya çıkarmıştır, ama bu öğrencinin hazır bulunuşluluğu, istek ve kararlılığı, ailenin konuya müdahaledeki tutumu ile de doğru orantılıdır.

Bazen öğrencilerim, ailesinden inanılmaz baskılar görür, hiç istemediği meslek alanlarına yönlendirilir, odaya kapatılıp saatlerce zorla masa başında oturtulur ve başarının böyle elde edileceği söylenilir.

Bazen de aile, öğrencinin okulunun adından sınıfına kadar her şeyden habersiz, öğrencinin ilgi ve eğilimleri hakkında bilgisiz; alabildiğine serbesttir, onunla iletişimi son derece zayıftır ve öğrenci koçu artık öğrenci için aileden, sığınılacak limandan, dert ortağından farksızlaşmıştır.

İşte bu noktada öğrenci koçunun görevini, öğrenci için sunduklarını, öğrencinin isteklerini,  ailenin beklentilerini netleştirmek, sınırları belirginleştirmek gerekmektedir.  Başarı ancak böyle elde edilir.

  1. Öğrenciler neden bir koça ihtiyaç duyar? Koçluk nerede devreye girer?

Çalıştığımız gruptaki birey, yaşı gereği ve aslında haklı olarak ileriyi göremez, birkaç yıl sonra onu bekleyenlerden habersizdir ve anın tadını çıkarmak ister.

Hedef belirlemede ya çok uzun süreler sonrasına sadece hayaller ekler ya da çok dip noktalarda görüp kendini, karamsarlık taşır. Bu açmazlardan biridir. Bu noktada ihtiyaç duymak kaçınılmazdır.

Açmazlardan diğeri de şöyle ki, bilindik şu tablo her gün tekrarlanır… Öğrenci her gün okuldan eve gelirken, hatta sabah evden çıkarken muhteşem kararlar alır, çalışmak için programlar yapar, listeler hazırlar, o gün çalışacağı konuları belirler, yapması gerekenleri sıralar ve eve adımını atar. Önce yemek yer, biraz dinleneyim der, sonra biraz dinlenir biraz da bilgisayarı açayım der, biraz bilgisayarı açar sonra birkaç arkadaşımı arayayım ve mesaj atayım der… der… der… Bu süreç böyle uzar gider. Sonra bir bakar akşam diziler başlamış, izleyeyim de oturayım çalışmaya der ve işte orada artık gün biter, uyku vakti gelir. Bu akıp giden zamanda öğrenilmesi gerekenler yığılır, sınav dönemine doğru panik başlar, telaş artar.

Birçok öğrencim bu tablodan onlara bahsettiğimde acı bir gülümseme taşır yüzünde, bense haklı olmamın omzumdaki yükünü.

İşte bu noktada koçluk devreye girer, birey kendini ayakta tutacak, adeta hesap verecek birine gereksinim duyar. Öğrencilerimin genellikle benzer bir ifadesi vardır ki, “kendim de biliyorum ama, siz olunca yapıyorum hocam”. Anne babadan hemen tepki gelir: “Kendi biliyorsa yapsın o zaman!”  Annelere bunu şöyle söylüyorum, “siz de besinlerden hangisi zararlı hangisi yararlı biliyorsunuz, ama her pazartesi rejime başlıyorsunuz”, “biliyorsunuz ama, kontrol edemiyorsunuz”.

Sakın bundan, koç “yap” der, öğrenci “yapar” şeklinde bir şey algılamasın. Gerçek koç bu durumun fakında olarak ve bu farkındalık ile ne yapması gerektiğini öğrenciye fark ettirir.

Bazı öğrencilerimde de genel kanı şu ki, “benim böyle olduğumu yeni fark ettim”. “Kendimi tanıyamıyorum”. “Kendime söz geçiremiyorum”. Benzer bir açmaz da burada var, gördüğünüz gibi ya da “çalışıyorum ama sınavda yapamıyorum”, “öğrendiklerimin hepsini unutuyorum”, gibi.

İşte koçluk hizmeti de bu noktalarda ihtiyaç duyulmaktadır. Farkındalık süreci böyle başlar ve süreç ilerler.

  1. Bir öğrenci koçu öğrenciyle nasıl çalışır?

Aslında bunun için genel bir çalışma kriteri maalesef yoktur, ama ben psikoloji ve eğitim konularında öğrenim görmem sebebiyle de süreci daha bilimsel bir çerçeve de ilerletiyorum.

Öncelikle öğrenciyi tanımak için bazı test ve envanterler uygulanır. Öğrencinin ilgi ve yetenekleri belirlenir. Algılama tipi, mesleki eğilimleri gibi konular açıklık kazanır.

Öğrenci ile yapılan görüşmelerde onun eksik yanlarının da farkına varılır. Görüşmeler mutlaka raporlanmalıdır, değerlendirme formları ile desteklenmelidir.

Eksik yönlerin tamamlanması ve başarı grafiğinin artması için çalışmalar başlar, bir takip sistemi oluşturularak görüşme günleri ve saatleri belirlenir. O zamana kadar tamamlanması gerekenlere, yapılacaklara öğrenci ile karar verilir. Kişiye özel çalışma programı oluşturularak öz disiplin sağlanmaya yardımcı olunur. Birlikte hareket etmek, uçuk ve gerçekleşmesi olası olmayan programlar yapmamak büyük önem taşır.

Kısa süreli ve uzun süreli hedefler ve bu hedefleri gerçekleştirmek için çalışmalar yapılır. Öğrencinin günümüzde sıklıkla karşılaştığımız depresyon, panik atak, DEHB (Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu), öğrenme güçlüğü…v.b durumları da varsa uzman psikolog ve psikiyatristi ile senkronize çalışmak ciddi fayda sağlamaktadır. Zira birçok, sözde(!) koç, bu durumlara kendi çözüm bulma yoluna gitmekte, geri dönülemez zararlar ile öğrenciyi ve ailesini baş başa bırakmaktadır.

Aynı zamanda farklı derslere farklı çalışma teknikleri, öğrenme ve algı tipine göre çalışma, soru çözüm, test tekniği, okuduğunu anlama, bellekte tutma, sınav heyecanını orta seviyede tutma… gibi eğitsel içerik taşıyan pek çok konuda çalışmalar gerçekleşir.

Bu çalışmalar içinde eksik noktaları belirlemek için yüz yüze görüşmelerin dışında okul, dershane ziyaretleri, ev çalışmaları da yapılmaktadır.

  1. Öğrenci koçluğu pahalı bir hizmet midir? Rakamlarla ilgili bilgi verebilir misiniz?

Bu durum, öğrenci koçluğu yapan kişinin eğitim düzeyine, kapasitesine, yapılan işe ve görüşme sayısına göre bile farklılık göstermektedir. Seans ücreti şeklinde ya da aylık olarak değerlendirilebilmektedir. Danışman görüşme ücretlerine yakın oranlardadır.

  1. Ders çalışma ve sınavlara hazırlık öğrencilerin iki temel problemi. Bu alanlarda nasıl çalışıyorsunuz?

Temel problem, “öğrenmeyi öğrenmek”. Bu iki sorun içerisinde de öğrenci kendini disipline etmekte zorlanmakta ve çalışmaya nereden başlayacağı konusunda bocalamakta. Örneğin; lisede matematik konusunda zorluk yaşayan bir birey, aslında ilköğretim matematik konusunda inanılmaz eksikler taşımaktadır. Bunun farkındalığı ile eksikleri tamamlamak gerekir.

Bununla birlikte doğru çalışma ortamı oluşturmak, derse uygun çalışma yöntemi geliştirmek, bilgiyi bellekte tutmak gibi sıkıntılar da yaşamaktadır ve bunlarında üstesinden gelmesi gerekmektedir.

Çalışmalar içerisinde öğrenci bu farkındalıkla çalışma sistemi oluşturmaya başlar, kendi yönlerinin farkına vararak uygun yöntemleri geliştirir ve ders çalışmak onun için eziyet olmaktan çıkar ve başarı kaynağı haline dönüşür.

Başlangıç noktasında, hedef belirlemedikçe de sınav hazırlıklarında sıkıntılar yaşarız. Önünde ya okul için yazılı bir sınav, ya da “at yarışına dönen” kendi gözünde büyüttüğü “büyük” sınavlar vardır. Bu sınavlara, “büyük sınavlar” denilerek bir kere gözü korkutulur öğrencinin. “Binlerce insanın girdiği sınav”, “öğrencilerin ter döktüğü sınav oturumları”, “bu dershaneden şu kadar öğrenci sınavı kazandı” baskıları. Aslında onun dışında etrafına örülen o kadar korku unsuru ve belirsizlik var ki… Veli de çoğu zaman farkına varmadan bu yarışın en önüne iteklemeye çalışır öğrenciyi.

Bu durumların çözümüne yönelik de ayrı çalışmalar yapılmaktadır. Öğrencinin ilgi ve yetenekleri dikkate alınarak hedef belirlenir, bu hedefe yaklaşmak için olası kısa sürede ve uzun sürede gerçekleşmesi gerekenler tespit edilir ve hepsinin gerçekçi olmasına dikkat edilir.

Sınav anında heyecanı orta seviyede tutmaya yönelik egzersizler yapılır, uygulamalar gerçekleştirilir. Bu dönem sözde (!) eğitimcilerden ve koçlardan en çok duyduğum “sınav heyecanını yok edeceğim” sözüdür. Bunu yapmayın! Eğer bir alanda heyecan tamamen ortadan kaldırılmaya çalışılırsa orada verimden ve başarıdan en üst seviye de yararlanamazsınız. Orta düzey bir heyecan başarı için önemli bir unsurdur. Belki burada yok edilmesi istenen kaygıdır. Kaygının ise, fizyolojik ve psikolojik yanlarını tespit etmek ve uygun çözümler sunmak gerekmektedir. Bu da yapılan çalışmalar arasında yer alır.

  1. Bir öğrenci koçu olarak, öğrenci okurlarımıza 10 tavsiye istesek sizden.

Arka arkaya bunu yapın, şöyle olun şeklinde reçeteler sunmak, tavsiyelerde bulunmak benim işimde de yer almaz, kişisel yaklaşımımda da.

Üstesinden gelmekte zorluk yaşadıkları, çoğu zaman kendi yaş özelliklerinin tadını bile çıkaramadıkları bir dönemdeler elbette. Ama çıkmaz bir sokakta değiller. Yalnızca şunu söyleyebilirim bu konuda; kendilerini tanımak, eksikleri saptamak için çaba gösterirlerse başarıyı daha kolay elde ederler. Bunun için kendilerini ifade etmekten kaçmak, aile desteğinden uzaklaşmak, uzman yardımından çekinmek hepten bocalamaya neden olabilir.

İletişim Bilgileri.

Mail adresim:

onur.ayd@msn.com

Twitter Hesabım:
https://twitter.com/onurayd92

Facebook Hesabım:

https://www.facebook.com/ayd.onur

Sosyal Medyada PaylaşınPin on PinterestEmail this to someoneShare on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedInPrint this pageShare on Tumblr